| English | Türkçe |
| subrogate | f. başkasının (bilhassa alacaklının) yerine geçirmek. subroga'tion i. bir kimsenin yerine geçirme veya geçme; huk. al... |
|
| backbite | (f). gıyabındaçekiştirmek, arkasından konuşmak, iftira etmek. backbiter (i). dedikoducu kimse.... |
|
| eclogue | (i). karşılıklı konuşma şeklinde pastoral şiir.... |
|
| litany | i. münacat: mukabele ile okunan dua nakarat, tekrar.... |
|
| plumbing | i. bir binadaki boru tesisatı; kurşun ve lehim işleri; su tesisatım yapma; boru tesisatçılığı.... |
|
| coach | (i). fayton; çift kapılı otomobil; yolcu otobüsü; (d.y). yolcu vagonu.... |
|
| corona australis | Güneysel Taç takımyıldızı.... |
|
| autacoid | (i). hormon.... |
|
| evaneece | (f.) yavaş yavaş gözden kaybolmak, zail olmak, kaybolmak. evanescence (i.) yavaş yavaş kaybolma, zeval. evanescent (s.) ... |
|
| slough | içinde su biriken durgun bataklık gölcük ahlâk bozukluğu sloughy çamurlu bataklı |
|