 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | tablet | i. yazı kâğıdı destesi, bloknot; tablet, levha, kitabe, yazıt; yassı hap, tablet, komprime, sıkıt; parça, kalıp.... |
| | belabor, ingbelabour | f. siddetle dövmek; ağır darbelerle vurmak; dil uzatmak, alaya almak.... |
| | seal | i., f. mühür, damga: teminat, taahhüt; mühürlü mum veya kurşun parçası; f. mühürlemek, mühür veya damga basmak, tasdik ... |
| | spokesman | i. (çoğ. men) sözcü.... |
| | microgroove | i. fazla devirli plaklarda gayet ince çizgi.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|