 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | hydra | (çoğ. -drae, -dras) i., zool. tatlı su polipi; suyılanı; kolayca defedilemeyen bela. hydraheaded s. çok başlı, yok ed... |
| | officiate | f. ayin yönetmek; resmi bir görevi yerine getirmek. officiant, officiator i. görev yapan kimse.... |
| | redhead | (i.) kızıl saçlı kimse; ABD kırmızı başlı bir cins ördek. redheaded woodpecker kırmızı başlı ağaçkakan.... |
| | centripetal | (s). merkezcil, merkeze doğru giden, merkeze yaklaşan. centripetally (z). merkezcil olarak. centro- onek merkez, orta.... |
| | significant | s. manidar, anlam taşıyan, manalı; önemli, mühim. significantly z. manalı bir şekilde.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | zımba | perforator. punch. stapler. drift. stamp. broach. canceler. cuttingdie. key drift. pin punch. triplet. prick punch. holl... |
| | yansıma | reflection. repercussion. mirror. echo.... |
| | Japonya | Japan. japan.... |
| | elektromekanik | electromechanical.... |
| | harp | A grain sieve.... |
|
|
|
 |
|
 |
|