| English | Türkçe | | molto | z., it., müz. çok.... |
| | imply | f. zımnen delâlet etmek, ima etmek, murat etmek; demek, belirtmek, ifade etmek.... |
| | turcoman | bak. Turkoman.... |
| | recreant | (s.), (i.) hain, alçak; korkak, cebin; (i.) ödlek kimse; hain kimse; kaçak; dinini bırakan kimse.... |
| | snakeweed | i. yılan kökü, kurt pençesi, bot. Polygonum bistorta.... |
| | suctorial | s., zool. emerek beslenen veya yapışan, emici veya yapışıcı uzvu olan.... |
| | smitten | bak. smite; s. çarpılmış; rahatsız; âşık, vurgun.... |
| | view | i., f. bakış, nazar, bakma; görüş; göz ayrımı; görüş alanı; manzara, görünüm; maksat, emel, meram; f. görmek, bakmak; ... |
| | lowpitched | s. alçak sesli, pes sesli; heyecansız; az meyilli (çatı).... |
| | acrobatics | cambazlık akrobasi |
|
|