| English | Türkçe |
| dermatology | (i). cildiye, dermatoloji, ciltten ve deri hastalıklarından bahseden ilim. dermatologist (i). cilt hastalıkları müteha... |
|
| remotion | i. uzaklaştırma; yerinden çıkarma; izale, giderme, yok etme.... |
|
| peony | i. şakayık, bot Paeonia oflicinalis. garden poony ayı gülü, bot. Padus officinalis. wild peony yer şakayığı, bot. Paeon... |
|
| mil(e)age | i. mil hesabı ile mesafe; mil başına verilen ücret; yük vagonları için mil hesabı ile verilen kira; A.B.D., k.dili şim... |
|
| carabineer | (i). karabina denilen tüfeği kullanan asker.... |
|
| propound | f. ileri sürmek, teklif etmek, arzetmek; söylemek, meydana koymak.... |
|
| pond | i. ufak göl, havuz; (şaka) okyanus. pondlet i. havuzcuk. pond life gölde yaşayan hayvancıklar. pond lily nilüfer çiçeği... |
|
| sempiternal | s. ebedi baki daimi. sempiternity i. ebediyet, sonsuzluk.... |
|
| exterior | (s)., (i). dış, harici, zahiri; hariçten gelen; yabancı memleketlere ait; (i). hariç, dış taraf dış, gösteriş, görünüş. ... |
|
| contort | burmak bükmek eğmek çarpıtmak contorted buruşuk bükük contortion burulma bükülme eğilme contortionist vücudunu türlü şekillere sokan akrobat |
|