| English | Türkçe | | singlehearted | s. temiz kalpli, sadık.... |
| | xylophagous | s. tahtayı kemiren.... |
| | fight | (i)., (f). (fought) kavga, dövüş, savaş, muharebe; mücadele; savaş veya mücadele eğilimi; (f). savaşmak, kavga etmek, ... |
| | unclean | s. kirli, pis, murdar; ahlaksız, günahkar. uncleanly z. pis durumda. uncleanness i. pislik, murdarlık.... |
| | imagery | i. betim, betimleme, tasvir; duş, imge, hayal.... |
| | wind | i. ruzgar, yel, hava; kasırga, hortum, bora; havanın estiği yön; havanın getirdiği koku, nefes; haber; soluk, nefes; ... |
| | publish | f. yayımlamak, neşretmek; basıp yaymak, bastırmak; ilan etmek, söylemek, açığa vurmak, ifşa etmek.... |
| | physiology | i. fizyoloji. physiologist i. fizyolog.... |
| | care | (f). merak etmek, endişe etmek; ilgilenmek, alakadar olmak; üstüne almak, vazife edinmek; hoşlanmak, özel bir ilgi duyma... |
| | debit | zimmet borç zimmet kaydetmek birinin zimmetine kaydetmek debit an account bir hesabı zimmetine kaydetmek debit balance zimmet bakıyesi debit person with sum debit sum against person debit sum to person bir meblağı bir kimsenin hesabına zimmet olarak kaydetmek |
|
|