| English | Türkçe | | saliferous | s. tuz hâsıl eden; tuz ihtiva eden, tuzlu.... |
| | euphuism | (i.) dilde aşırı yapmacık, yazıda aşırı süslü üslup. euphuist (i.) yapmacık bir dille yazan veya konuşan kimse. euphuis'... |
| | mesomorphic | s., fiz. sıvı ile billur arasında bir halde olan; adale ve kemikleri çok gelişmiş (insan).... |
| | bell | i. çan, kampana; çan şeklinde herhangi bir şey; zil, sıngırak; den. gemide saati belirtmek için çanın vuruş sayısı. bell... |
| | spermatophyta | i. humlu bitkiler.... |
| | gazebo | i. görüş sahası geniş olan balkon veya taraça, manzaralı ev; A.B.D., argo adam, delikanlı.... |
| | plovdiv | i. Filibe şehri.... |
| | swank | i., f., (argo) gösteriş, caka; f. caka satmak, gösteriş yapmak.... |
| | erupt | (f.) patlayıp çıkmak, patlamak, püskürmek, indifa etmek.... |
| | forbidding | sert haşin ürkütücü nahoş |
|
|