 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | gyrostabilizer | (i.) va purlarda sallantıya karşıl kullanılan ciroskop.... |
| | chaplain | (i). (saray, okul, ordu vb'nde) papaz veya vaiz. chaplaincy chaplainship vaizlik.... |
| | quindecennial | s., i. on beş yıla veya on beşinci yıldönümüne ait; i. on beşinci yıldönümü.... |
| | flurry | (i)., (f). birden esip kısa süren rüzgâr; hafif sağanak, geçici hafif kar veya yağmur; telaş, heyecan, acele; borsada ... |
| | prime | i. hayatın olgunluk devri; bir şeyin en mükemmel olduğu devir; başlangıç; seçkin şey; mat. asal sayı; dakika için kull... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | kanlı | blooded. bloody. gory. sanguinary. sanguine.... |
| | gündelik | daily. informal. day's wages. daily fee. everyday. daily wages.... |
| | yaratıcı | creative. creator. generating. imaginative. inventive. productive.... |
| | modern | Refers to recent times or the present.... |
| | rate | That which is established as a measure or criterion; degree; standard; rank; proportion; ratio; as, a slow rate of movem... |
|
|
|
 |
|
 |
|