| English | Türkçe | | unsatisfac ,tory | s. memnuniyet vermeyen; yetersiz, tatmin etmeyen. unsatisfactorily z .makbule geçmeyerek, yetersizce.... |
| | oppose | f. karşılaştırmak; karşı koymak, karşı çıkmak, direnmek; engel olmak, mani olmak.... |
| | backboard | (i). arka tahtası, arkalık; (den). filikada kıç aynalık tahtası, aynalık; basketbolde sepetin üzerine tespit edilmiş ... |
| | personnel | i. personel, bir müessesenin bütün memurları, müstahdemler.... |
| | vituperate | f. sövüp saymak, şiddetle azarlamak. vitupera'tion i. sövüp sayma, hakaret etme.... |
| | instal(l)ment | i. taksit; kısım, bölüm. installment plan taksit usulü.... |
| | kola | (bak.) cola.... |
| | muscle | i. kas, adale; adale kuvveti. muscle-bound s. fazla idmandan kasları çok gelişmiş. Don't move a muscle. Hiç kımıldanma... |
| | exclusion | (i.) ihraç, kabul etmeyiş,tart, ret, yoksun bırakma, mahrum etme. to the exclusion of hariç tutarak, dışında bırakarak, ... |
| | narceine | kim afyondan çıkarılan acı beyaz alkaloit |
|
|