 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | pandemonium | i. bütün şeytanların bulunduğu yer, cehennem; karışıklık veya kanunsuzluğun hüküm sürdüğü yer; velvele karışıklık, karga... |
| | chitterlings | (i)., (çoğ). hayvan bağırsağı, bumbar.... |
| | struma | i. (çoğ. mae) tıb. sıraca illeti; tıb. guatr, guşa; bot. yastık biçimindeki şişkinlik. strumous s., tıb. sıraca veya g... |
| | correct | (f). düzeltmek doğrultmak, tashih etmek , ıslah etmek; tekdir etmek, cezalandırmak; ayarlamak; gidermek. correction (i... |
| | twixt | (edat), (şiir) arasında.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | öncülük etmek | to pioneer. to be initiator of sth. spearhead.... |
| | peygamber ağacı | lignum vitae.... |
| | gösteriş | affectation. airs. flourish. ostentation. panache. parade. pretension. show. splash.... |
| | varagele halatı | guess-rope.... |
| | itibarlı | esteemed. valued. trusted. influential. bill. draft acceptable. redeemable. having a good credit rating. estimable adj. ... |
|
|
|
 |
|
 |
|