 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | recreant | (s.), (i.) hain, alçak; korkak, cebin; (i.) ödlek kimse; hain kimse; kaçak; dinini bırakan kimse.... |
| | interview | (f.), (i.) röportaj yapmak, görüşmek; (i.) görüşme, mülakat, röportaj.... |
| | peristyle | i., mim. bina veya iç avluyu çevreleyen sıra sutunlar; sutunlarla çevrelenmiş yer.... |
| | speleology | i. mağaralar ilmi; mağara keşfetme sporu.... |
| | navigate | f. gemi ile gezmek, gemi kullanmak, gidip gelmek; içinde gemi ve kayıkla gezmek; kaptanlık etmek, kılavuzluk etmek. n... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | önder | leader. shepherd. chief lider. şef.... |
| | erkek çocuk | boy.... |
| | han | inn. khan. large commercial building. public house. innkeeper's lien. tavern.... |
| | mertebe | extent. degree. stage. rank. position. grade.... |
| | gani | abundant. rich.... |
|
|
|
 |
|
 |
|