 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | heighho | ünlem, eski A ! Ya ! Eyvah ! Aman !... |
| | expand | (f). büyütmek; geliştirmek,inkişaf ettirmek; şişirmek; genişletmek, tevsi etmek; açmak, yaymak; büyümek, gelişmek,inkişa... |
| | warble | f., i. kuş gibi ötmek, şakımak; çağıldamak; terennüm etmek; titrek ses çıkarmak; i. kuş gibi ötüş, şakıma; tatlı ses; ... |
| | tube | i., f. boru, tüp; bot. çiçeğin boru gibi olan kısmı; boru eklinde şey; yeraltı demiryolu veya tüneli; (argo) televizyo... |
| | thrum | i., f. (-med, -ming) iplik saçağı; bez kesildikten sonra tezgâhta kalan iplik uçları; f. saçak yapmak veya takmak.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | tacir | merchant. trader.... |
| | pek | lot. most. much. stiff. very much. a lot. quite. fairly. rather. very. extremely. hard. firm. strong. swiftly. firmly fi... |
| | lifli | fibrous. fibrious. stringy.... |
| | gitgide | as time goes on. increasingly. gradually. more and more. by degrees.... |
| | boylu boyunca | at full length.... |
|
|
|
 |
|
 |
|