 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | eavesdrop | (f). (i). kulak misafiri olmak, kendisini ilgilendirmeyen konuşmaları belli etmeden dinlemek; (i). saçaktan damlayan s... |
| | chalcedon | (i). Kadıköy yakasının eski ismi.... |
| | cephalopod | (i)., (zool). kafadanbacaklı. Cephalopoda (i)., (çoğ)., (zool)., kafadanbacaklılar.... |
| | uncover | örtüsünü kaldırmak, açmak; örtüsünü açarak göz önüne sermek; açığa çıkarmak; hürmetle şapkasını çıkarmak. uncovered s.... |
| | frontal | (i)., (s),, (anat). alın çatkısı; alın kemiği; (kil). mihrap örtüsü; (s). alna ait, alında olan. frontal attack cephed... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | minder | squab. cushion (used for sitting. wrestling mat. pilow. ottoman. couch. mattress. matting. ring. cushion. divan.... |
| | stabilize | make stable and keep from fluctuating or put into an equilibrium; 'The drug stabilized her blood pressure'; 'stabilize p... |
| | vınlama | singing. whine.... |
| | manto | coat. overcoat. cloak.... |
| | Rusça | Russian. in Russian.... |
|
|
|
 |
|
 |
|