eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-countryside (i). kır, kırlık; sayfiye.
2-country (i)., (s). memleket, ulus, millet, vatan, yurt; taşra; kır, sayfiye; (huk). juri; (s). taşra veya sayfiyeye ait; temiz, taze, çiftlikten yeni gelmiş olan (yiyecek). country club şehirlere yakın kırlık yerde olan golf, tenis ve sosyal faaliyetlerin yapıldığı kulüp. country cousin taşralı akraba. country gentleman sayfiyede oturan zengin. countryhouse sayfiye evi, yazlık. appeal to the country (ing)., (pol). seçime gitmek. crosscountryrace spor kır koşusu. foreign country yabancı memleket. native country ana vatan. trial by the country jüri huzurunda dava.
3-countryman (i). vatandaş, hemşeri; taşralı.
4-countryseat (i). sayfiye evi.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
fiğEng > Tr11:35:09
goodness meEng > Tr11:30:37
goodnessEng > Tr11:30:30
goodneesEng > Tr11:30:14
clipperEng > Tr11:23:33
dry skinEng > Tr11:21:31
depleteEng > Tr11:20:48
acneEng > Tr11:20:28
irriateEng > Tr11:19:37
TURKce englishTr > Eng21:47:58
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
temperamental s. mizaca veya tabiata ait; değişen mizaçlı; huysuz, sinirli; azimsiz. temperamentally z. azimsizce....

infinitesimal s., i. bölünemeyecek kadar küçük, parçalara ayrılamayan; i., mat. hududu sıfıra yaklaşan miktar. infinitesimally z. pek...

among edat arasına, arasında , içinde; sınıfında, memleketinde, zamanında.(Among daha çok A.B.D.'de amongst ise ingilterede k...

variation i. değişme, dönme dönüşme; değişme miktar, değişme derecesi; gram. çekim, tasrif; müz. çeşitleme, varyasyon; gökcismin...

sanitation i. sıhhi şartları geliştirme, hıfzıssıhha; sağlık teskilâtı; halk sağlığını koruma tedbirleri....

overcharge i. fazla yük; fazla fiyat....

jackal (i.) çakal, (zool.) Canis aureus; başkasının hesabına alçakça iş gören kimse....

misread f.(read) yanlış okumak, yanlış yorumlamak....

rasher (i.) ince kesilmiş jambon veya beykın dilimi....

bedaub bulaştırmak sürmek kirletmek karalamak aşırı derecede süslemek

TürkçeEnglish
kutu bin. box. case. chest. coffer. container. casket. tin. can....

bone The hard tissue that provides structural support tothe body, It is primarily composed of hydroxyapatite crystals and col...

birikim float. fund. accumulation. aggregation. deposition....

tahkim kurulu arbitration tribunal....

liberal Free to excess; regardless of law or moral restraint; licentious....

boyanmak to be painted. to be dyed. to put on make-up....

şantöz female singer. chanteuse....

ödeme acquittance. payment. allotment. disbursing. discharge. liquidation. pay. paying. paying in. paying out. payout. refund....

o One....

gem To embellish or adorn as with gems as foliage gemmed with dewdrops art highly prized for its beauty or perfection crystalline rock that can be cut and polished for jewelry 'he had the gem set in ring for his wife' 'she had jewels made of all the rarest stones'