 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | repent | f. pişman olmak, nadim olmak, tövbe etmek, istiğfar etmek. repentance i. pişmanlık, nedamet, tövbe. repentant s. piş... |
| | wound | i., f., k.dili. Oh! Hayret! i., (argo) hayret uyandıran kimse veya şey, çok makbul şey. f., (argo) şaşırtmak, hayrete dü... |
| | dichromic | (s)., (kim). iki krom atomu havi olan.... |
| | julep | i. ilâca karıştırılan tatlı bir sıvı; içine buz ve nane karıştırılan bir içki.... |
| | unbacked | s. üzerine binilmemiş (tay), alıştırılmamış; arkasız; desteği olmayan; üzerine bahse girilmemiş.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | sarmalanmak | to be wrapped up tightly.... |
| | ivazlı | onerous. involving consideration. lucrative. for a valuable consideration.... |
| | komplike | complicated. sophisticated.... |
| | yataklı vagon | pullman.... |
| | çıkarmak | abstract. cast. deduct. delete. derive. discharge. disengage. drop. eliminate. excite. exclude. expel. extract. omit. po... |
|
|
|
 |
|
 |
|