| English | Türkçe |
| decency | (i). terbiye, edep, nezaket; ıIımlılık, itidal; kanunlara uyma; iffet, namus; bu şekilde yapılan herhangi bir iş veya da... |
|
| jaunt | (f.), (i.) gezmek; (i.) gezinti.... |
|
| tinder | i. kav, kuru ve yanıcı şey.... |
|
| jamaiea | (i.) Jamaika.... |
|
| reaffirm | (f.) tekrar teyit etmek, tekrar doğrulamak.... |
|
| protist | i., biyol. tek hücreli hayvan veya bitki. protis'tan i., s. tek hücreli hayvan veya bitki; s. böyle hayvan veya bitkiye... |
|
| iud | (kıs.) intreuterine device.... |
|
| quickset | i. köklü bitkilerden veya çalılardan oluşmuş çit.... |
|
| alpenglow | (i). bazı günler güneşin doğuşunda ve batışında dağların tepelerine vuran pembe ışık.... |
|
| sleepless | uykusuz sleeplessly uykusuz olarak sleeplessness uykusuzluk |
|