 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | saying | i. söz, lakırdı, darbımesel, tabir.... |
| | caiman | (bak). cayman.... |
| | travel | f. (-ed, -ing veya -led -ling) i. yolculuk etmek, seyahat etmek, gezip dolaşmak, yol gitmek; geçmek; mak. hareket etme... |
| | byssus | (i). bazı kabuklu hayvanlan kayalara bağlayan lif; iyi cins sarımtırak keten:Mısırlıların mumyalamada kullandıkları kuma... |
| | tuner | i. akortçu; amplifikatör ve hoparlörü olmayan radyo; ayarlayıcı alet.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | moral | Synonym for 'ethical ' See ethics. good according to a standard of right and wrong, as in: The moral thing to do isn't a... |
| | şarj etmek | charge. load.... |
| | sipariş etmek | to make to place an order.... |
| | miyop | myopic. nearsighted. shortsighted.... |
| | denim | A twilled fabric made of hard twist yarns with the warp yarns dyed blue and the filling yarns undyed Sports denim is sof... |
|
|
|
 |
|
 |
|