| English | Türkçe | | barrier | (i). herhangi bir yolu kapamak için yapılan mania, engel; doğal mânia (sıradağlar v.b.); çit, korkuluk. barrier reef sah... |
| | peeper | i. gizlice gözetleyen kimse; (argo) göz.... |
| | display | (i)., (f). gösterme, teşhir, sergileme, arz, izhar, gösteriş; (f). göstermek, teşhir etmek, göz önüne sermek, izhar etme... |
| | ruth | i., (eski) merhamet, acıma, şefkat; üzülme, acınma, yerinme, pişman olma.... |
| | one | s.,i., zam. bir; tek; aynı; i. bir tane; biri, birisi; adam, kimse, kişi; bir rakamı; zam. birisi, biri; herhangi biri... |
| | teens | i., çoğ. on üç ile on dokuz arasındaki yaşlar. in her teens bu yaşta (ki) .... |
| | malar | s., i. elmacık kemiğine ait; i. elmacık kemiği.... |
| | hellfire | (i). cehennem azabı, cehennem ateşi.... |
| | flour | (i)., (f). un, ince toz; (f). öğütmek, un serpmek, una bulamak. flour beetle un kurdu, un böceği. flour mill un değirm... |
| | volta | çoğ te İt müz defa kere devir |
|
|