eniyisozluk.com

ç ğ ı ö ş ü

Sonuçlar

English Türkçe
1-close (s). yakın birbirine yakın; kısımları birbirine yakın, sıkı; kapalı, kapatılmışı; dar, sıkışık; havasız; fikirlerini açıklamaktan kaçınan, sıkı ağızlı; gizli tutulan, saklı, mahrem; cimri, hasis; (dilb). ağzı kısarak söylenen (harf); hemen hemen eşit olan. close call, close shave (ABD)., (k.dili). paçayı zor kurtarma. close contest, close game beraberliğe yakın oyun veya yarış. close haircut kısa saç tıraşı. close quarters sıkışık yer. close reasoning mantıklı açıklama. close resemblance yakın benzerlik. close to home yurek yakıcı tesiri olan. close to the wind (den). orsasına, rüzgâr yönüne doğru.
2-close (i). sonuç, nihayet; bağlantı: göğüs göğüse kavga.
3-close-fisted (s). cimri.
4-close-fitting (s). dar.
5-close-lipped (s). sıkı ağazlı
6-close (i).avlu, kilise avlusu, etrafı çevrili arazi; (ing). ve iskoç geçit, giriş yolu.
7-close (f). kapamak, kapatmak; tıkamak doldurmak (delik); son vermek; etrafını çevirmek, ihata etmek; kapanmak; sona ermek; yaklaşmak; anlaşmaya varmak; birleşmek. close down kapamak; kapanmak. close in on etrafını çevirmek. close out (ABD). hepsini satmak, indirimli satmak. elose up kapatmak, kapanmak; birbirine yaklaşmak. closed (s). kapalı. closed circuit kapalı devre. closed season avlanmanın yasak olduu mevsim closed shop yalnız sendika üyelerini çalıştıran fabrika.
8-close-mouthed (s) sIkI ağızlı, konuşmaz.
9-close-hauled (s)., (z)., (den). orasına.
10-close-order drill (ask). talim.
11-close-grained (s).ince damarlı (ağaç).
12-closet (i)., (s)., (f). küçük oda, bölme; hücre; tuvalet, hela, apteshane; (s). özel, şahsi; gizli, mahrem; uygulanma kabiliyeti olmayan: (f). özel bir odaya kapatmak; mülakat veya görüşme yapmak için bir odaya çekilmek. closet drama okunmak için yazılmış piyes. skeleton in the closet şerefe leke sürecei için gizlenen şey.



  Son aradıklarım / My last searchs
  Son arananlar / Last searchs
ilginçEng > Tr10:05:21
özellikleTr > Eng12:36:07
duygusallıkTr > Eng12:27:30
şüğEng > Tr16:44:50
ALİŞEng > Tr16:44:07
ğıöüçğıöşEng > Tr16:43:00
skullcapEng > Tr15:32:56
force majorEng > Tr12:50:24
forcemajorEng > Tr12:50:16
paskalEng > Tr12:33:59
  En çok arananlar / Hit searchs
barışmak istiyorumTr >> Eng1
barışmak istiyorumEng >> Tr1
LOVEEng >> Tr1
I LOVE YOUEng >> Tr1
youEng >> Tr1
senTr >> Eng1
theEng >> Tr1
mantarTr >> Eng1
mankeyEng >> Tr1
ballEng >> Tr1



English Türkçe
exotic (s). dışarıdan gelme, ecnebi,harici, yerli olmayan; garip, tuhaf, alışılmamış, dikkati çeken, ekzotik. exoticism (i). dı...

paradigm i. örnek, numune; gram çekim listesi....

plutonic s., jeol. ısı etkisiyle oluşmuş (taş)....

steal f. (stole, stolen) i. çalmak, aşırmak, (slang) yürütmek; çaktırmadan almak; gizlice yapmak; gizlice hareket etmek; gizl...

instill f. yavaş yavaş öğretmek veya aşılamak; damla damla içine akıtmak. instilla'tion i. fikir aşılama....

chain (f). zincirlemek, zincirle bağlamak; kayıt altına almak, zaptetmek. chain down, chain up zincirle bağlamak....

solution i. eriyik; erime, hal; mahlul; çare, çözüm; izah, halletme; tıb. bir hastalığın kriz devresi veya nihayeti; huk. borcun...

hardboiled (s.) lop, katı (yumurta); (k.dili) sert; kolay kanmaz....

staid s. temkinli, ağırbaşlı, vakarlı; sabit....

endorsement vesika arkasına atılan imza ciro tasdik endorsement in full tam ciro blank endorsement açık ciro beyaz ciro

TürkçeEnglish
limbo A border or margin; as, the limbus of the cornea. in Roman Catholicism, the place of unbaptized but innocent or righteou...

merkezcil centripetal....

fırlayış leap. jump. protruding. protrusion....

obur gluttonous. glutton. greedy. gourmand. voracious. edacious. esurient. lickerish. open-mouthed. piggish. ravenous. glutto...

silkeleme shaking....

pare piece. fragment. bit....

tava fryer. frier. pan. broiler. skillet. frying pan....

göl lacustrine. lake....

maddileştirme materialization....

tuzak ambush decoy lure mesh net pitfall snare stratagem trap