| English | Türkçe | | lazy | (s.) tembel, aylak, uyuşuk, gevşek, ağır. lazybones (i.) tembel adam. lazy eyes göz donukluğu hastalığı. lazy Susan dö... |
| | relinquish | f. bırakmak, terketmek, -den vazgeçmek, -den elini çekmek; feragat etmek, davasından vazgeçmek. relinquishment i. ter... |
| | lunation | i. iki yeni ay arasındaki 291/2 günlükdevre, kameri ay.... |
| | southwards | z. güneye doğru.... |
| | dingy | (s). (gier, giest) donuk, rengi soluk, kirli, paslı. dingily (z). rengi soluk olarak, paslı olarak. dinginess (i). reng... |
| | spilt | f., bak. spill.... |
| | quibble | i., f. savma cevap; iki manalı söz, kaçamaklı söz; f.kaçamaklı cevap vermek; önemsiz mesele üzerinde durmak; tartışma k... |
| | buckeye | i. Amerika'ya mahsus atkestanesine benzer birkaç çesit ağaç Buckeye i., A.B.D. Ohio eyaletinde oturan kimse.... |
| | execrable | (s.) alçak, melun, Lânete lâyık, murdar, tiksindirici, iğrenç; berbat, kötü, süfli. execrably (z.) kötü bir şekilde; alç... |
| | sonant | ses veren sesli dilb ünlü |
|
|