| English | Türkçe | | growl | (f.), (i.) hırlamak, homurdanmak; gurlamak, guruldamak; (i.) homurtu, homurdanma, hırlama .... |
| | re | (i.), (müz.) gamda ikinci nota, re.... |
| | heehaw | (i)., (f). eşek anırması, anırma; kahkaha atarak kaba bir şekilde gülme; (f). anırmak.... |
| | ringmaster | i. sirkte gösteriyi sunan kimse.... |
| | granolith | (i.) ezilmiş granit çimentosundan yapılmış bir çeşit döşeme taşı. granolith'ic (s.) bu döşeme taşına ait.... |
| | cabana | (i). kabine.... |
| | balsam | (i). belesan; pelesenkağacı, (bot). Commiphora opobalsamum; kınaçiçeği, (bot). Impatiens. balsam apple kudret narı. bals... |
| | madagascar | i. Madagaskar Adası... |
| | holocaust | (i). özellikle yangın yüzünden birçok kimse ve şeyin mahvolması; ateşte yakılan kurban. the Holocaust Nazilerin yaptıkl... |
| | olympus | Olimpos dağı cennet gök |
|
|