| English | Türkçe |
| badlands | (i). içinde birçok vadi bulunan çorak arazi... |
|
| cif | (kIs). cost, insurance and freight sif, (bak). cost.... |
|
| bid | f., i. müzayedede fiyat arttırmak; (briç), deklarasyon yapmak; teklif vermek; i. teklif; kalkışma, teşebbüs; (briç) dekl... |
|
| baculine | (s). değneğe veya değnekle cezalandırmaya ait... |
|
| midcourse | i. orta yol, itidal yolu.... |
|
| witness | i., f. şahit, tanık; şehadet, şahitlik, tanıklık; delil, burhan, hüccet, tanıt; f. şehadet etmek, tanıklık etmek; görmek... |
|
| bludsleon | i., f. kısa ve kalın sopa; cop, bir ucu tokmak gibi olan sopa; f. böyle bir sopa ile vurmak; bir işi yapmaya zorlamak... |
|
| briton | i. eski zamanlarda Britanya adasmın güneyini istila eden Keltlerden biri; Britanya imparatorluğunda oturan kimse.... |
|
| estivation | (i.), (zool.) birkaç çeşit salyangozda olduğu gibi yazın sıcak ve kuraklığından ileri gelen uyuşukluk; (bot.) çiçek tomu... |
|
| osseous | kemik cinsinden kemik gibi iskeleti olan |
|