 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | ethereal | (s.) göklerle ilgili, havai, çok ince, ruh gibi; (kim.) eterik ethereally (z.) çok hafif olarak; narin bir şekilde.... |
| | deadpan | (i)., (s). (z)., (f)., (A.B.D)., argo anlamsız bir yüz; (s). boş ve anlamsız yüz ifadesi olan; (z). duygularını açığa vu... |
| | wales | i. Gal eyaleti, Galler ülkesi. Prince of Wales Büyük Britanya veliahtı.... |
| | civilize | (f). medenileştirmek, uygar seviyeye çıkarmak;aydınlatmak. civiliz'able uygarlaştırılabilir. civilizer (i). uygarlaştı... |
| | photostat | i. fotostat, negatife lüzum kalmadan doğrudan doğruya fotoğraf çeken makina; böyle çekilen fotoğraf. photostat'ic s. ... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | yuha | catcall.... |
| | nefes borusu | pipe. throttle. venting pipe. windpipe.... |
| | minder | cushion.... |
| | menderes | meander.... |
| | general | Main Page About Inspiritive People Company Policies.... |
|
|
|
 |
|
 |
|