| English | Türkçe | | beige | s., i. bej; i. bej renk, boyanmamış yün rengi, saz rengi.... |
| | inconsistent | s. uyuşmaz, aykırı, tutarsız; kararsız, sebatsız. inconsistency i. tutarsızlık, insicamsızlık. inconsistently z. tutarsı... |
| | spousal | i., gen. çoğ., s. evlenme, nikâh; s. nikaha ait.... |
| | tripetalous | s., bot. çiçeği üç yapraklı.... |
| | frequent | (f). sık sık gitmek, çok uğramak.... |
| | chaldron | (i)., (eski). 32 veya 36 kilelik kömür, kireç vb'ni tartmada kullanılan bir ingiliz ağırlık birimi.... |
| | moderato | z., it., müz. moderato.... |
| | overrun | f. (ran, run, running) üstüne yayılmak, kaplamak; istila etmek; üstünden geçmek; koşarak birini geçmek.... |
| | inextinguishable | s. söndürülemez, bastırılamaz.... |
| | outside | edat dış taraf dış görünüş dış azami en fazla dışarıda dışarıya edat dışında at the outside dili azami olsa olsa outside of dili dan başka |
|
|