| English | Türkçe |
| spineless | s. omurgasız, belkemiği olmayan; dikensiz; cesaretsiz, yüreksiz. spinelessly z. korka korka. spinelessness i. korkakl... |
|
| ecology | (i). organizmaların çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyen biyoloji dalı, çevre bilim.... |
|
| davit | (i)., (den). matafora; çapa kaldıran matafora.... |
|
| crackbrained | (s). saçma, acayip; kaçık.... |
|
| caution | (i)., (f). tedbir, ihtiyat: ikaz, uyarma; eski, (k.dili). garip kimse veya şey; (f). ikaz etmek, uyarmak; ihtar etmek.... |
|
| bushy | s. çalıyla kaplı; çalı gibi, gür. bushiness i. çalı gibi oluş.... |
|
| server | (i.) hizmetçi; servis atan oyuncu; tepsi.... |
|
| impact | i. vurma, vuruş; vuruşma, çarpışma; etki, tesir. impact crater gök taşının çarpmasıyle açılan krater.... |
|
| barbican | (i). bir hisar veya şatonun damında bulunan müdafaa kulesi; gözleme kulesi.... |
|
| evasion | kaçınma sakınma baştan savma cevap kaçamak bahan |
|