 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | copper | (i)., (s). bakır; ufak para; (argo). polis; (çog)., (den). bakır kazan; (s). bakırdan yapılmış,bakıra benzer, bakır reng... |
| | loft | i. çatı arası; çatı arası odası; güvercinlik; güvercin sürüsü; samanlık; kilise balkonu.... |
| | oedipus | (i.) Oedipus. Oedipus complex Ödip kompleksi.... |
| | face | yüzüne bakmak; yönelmek; karşılamak, karşı karşıya gelmek, yüz yüze gelmek, karşısında olmak; cesaretle karşılamak;iskam... |
| | javellewater | Javel suyu.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | istinaf mahkemesi | appellate court. court of appeals. court of appeal. a first degree appellate court. court of review. appelate court. sec... |
| | cömertlik | generosity. liberality. munificence. benevolence. bounty. chivalry. largesse.... |
| | boğazlamak | to slaughter. butcher. strangle.... |
| | soyguncu | highwayman. robber. pillager. plunderer.... |
| | ananas | pineapple.... |
|
|
|
 |
|
 |
|