| English | Türkçe | | pilule | i. hap, ufak hap.... |
| | holdfast | (i). tutma aleti.... |
| | unit | i. bir, vahit, birim, ünite; fert, tek, bir tane; belirli bir miktar; kurala göre düzenlenmiş birim; puvan (üniversite... |
| | mulatto | i. beyaz ile zenci melezi kimse.... |
| | christian | (s)., (i). Hıristiyan, isa peygambere inanan; (k.dili). saygıdeğer, dürüst; insani, merhametli; (i). Hıristiyan olan ... |
| | jess | i., f. atmaca kösteği; f. atmaca ayağına köstek takmak.... |
| | shore | (i)., (f). dayanak, destek, payanda; (f)., up ile payanda ile desteklemek. shoring (i). destekleme; payandalar.... |
| | indecisive | s. kararsız, kesin olmayan indecisively z. kesin olmayarak, kararsız bir şekilde indecisiveness i. kararsızlık, teredd... |
| | mo | kıs. Missouri.... |
| | phyllotaxis , phyllotaxy | bot yaprak dizilişi |
|
|