| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | fringe | (i)., (f). saçak, püsküllü saçak; saçak gibi şey, perçem, kakül; kenar; (fiz). ışın kırılmasından meydana gelen koyu çi... |
| | schizoid | s., i., tıb. şizofreni hastallğına ait veya ona benzer: sizofreniye eğilimli; i. Sizofren.... |
| | dotterel | (i). Charadriidae familyasından bir cins kuş, dağ yağmur kuşu, (zool). Eudromias morinellus.... |
| | cold frame | limonluk.... |
| | end | i. uç, son, nihayet, baş; akıbet, encam; gaye, amaç, niyet, maksat, meram; sonuç netice. end for end uçları ters çevri... |
| | swatter | i. vuran kimse veya şey; sineklik.... |
| | ware | f., (eski) dikkat etmek.... |
| | canterbury bell | bir çeşit çançiçeği, (bot). Campanula medium.... |
| | puppet | i. kukla; iplerle oynatılan kukla, maryonet; başkasının elinde oyuncak veya alet olan kimse. puppet play, puppet show... |
| | phage | sonek |
|
|
| Türkçe | English | | zorlaştırmak | to make sth difficult. complicate.... |
| | laikleştirme | secularization.... |
| | peri | An imaginary being, male or female, like an elf or fairy, represented as a descendant of fallen angels, excluded from pa... |
| | adli tıp | forensic medicine. medical jurisprudence. legal / forensic medicine. forensic / legal medicine.... |
| | fob | A short chain with a decorative seal or other device attached to the end The fob and chain hung outside watch pocket, an... |
| | protein | protein.... |
| | Rumen | The first stomach of a ruminant animal Ruminant animals are grazing animals such as sheep and cattle When these animals ... |
| | kördüğüm | gordian knot.... |
| | kala | to.... |
| | zenginleştirmek | enrich to enrich |
|
|
|