| English | Türkçe | | latter | (s.) ikisinden sonuncusu, son söylenilen; zikronulan iki şeyin sonra geleni, ikincisi; son. latterday (s.) çağa uygun, ... |
| | swingback | i. fotoğraf makinasının arkasında bulunan çeşitli açılara göre düzenleme cihazı.... |
| | unread | s. cahil; okunmamış.... |
| | cutout | (i). kesilerek şekil verilmiş şey; siluet; (elek). cereyanı kesen cihaz.... |
| | glad | s. (-der, -dest) memnun, sevinçli; güzel, parlak; gülen, ferah. glad eye argo göz etme, gözle işaret etme. glad hand a... |
| | character | (i). karakter, huy, tabiat, ahlak; vasıf, nitelik; hususiyet, özellik; şöhret, nam; bonservis; statü, durum; tip, şahıs... |
| | spelunking | i. mağaraları keşfetme spelunker i. mağara keşfeden kimse.... |
| | subconseious | s., i. bilinçaltında olan, şuur altındaki; i. bilinçaltı. subeonseiously z. şuur altında; bilinçsizce, şuursuzca, kendi... |
| | dab | (f). hafifçe vurmak, dokunmak.... |
| | raisond'etre | Fr var olma nedeni |
|
|