| English | Türkçe | | underlay | f. (-laid), i. altına yerleştirmek; dibini kaplamak; matb. altına destek koymak, desteklemek; i., matb. destakleyici... |
| | precociousness , precocity | i. erken gelişme.... |
| | pinch | i. çimdik; tutam; kısma, kısııma; sıkıntı, ihtiyaç, zaruret, darlık; (argo) hırsızlık; (argo) tevkif. a pinch of salt b... |
| | castigate | (f). paylamak, kakımak, azarlamak; kınamak. castiga'tion (i). paylama, azarlama. castigator (i). paylayıcı kimse.... |
| | which | zam., s. hangi, hangisi, hangisini; olan, bulunan. which see bakınız. Choose that which is good iyisini seç. This is t... |
| | overstay | f. haddinden fazla kalmak.... |
| | stenosis | i., tıb. vücutta herhangi bir kanalın daralması.... |
| | briefing | i. bir işe başlamadan evvel kesin ve ayrıntılı bilgi vermek için yapılan kısa toplantı.... |
| | goblin | (i.) gulyabani, cin .... |
| | clarence | ön kısmı cam olan dört kişilik ve dört tekerlekli üstü kapalı at arabası |
|
|