| English | Türkçe |
| manege | i. manej, at eğitimi; bu eğitimin yapıldığı yer; talimli atın yürüyüşü ve hareketleri.... |
|
| barter | (f)., (i). mübadele usulü ile alışveriş etmek, trampa etmek; takas yapmak; (i). mübadele, trampa.... |
|
| giant | i., s. dev, dev gibi kimse veya şey: s. iri, cesim, kocaman, muazzam. giant powder bir çeşit dinamit. giant star astr.... |
|
| suggest | f. öne sürmek ileri sürmek; hatıra getirmek; ima ve ihtar suretiyle bildirmek veya söylemek; telkin etmek; fikir vermek... |
|
| radiate | f. ışın yaymak; ışın halinde yayılmak; bir merkezden etrafa dağıtıp yaymak; radyoaktif ışınlar yaymak. radia'tion i. bir... |
|
| middlesized | s. orta boy.... |
|
| unsanctified | s. kutsallaştırılmamış.... |
|
| peahen | i. dişi tavus. pea jacket göğsü çift düğmeli kalın yünden kısa gemici ceketi.... |
|
| heading | (i.) serlevha, başlık; maden yolunun dar başı; baş koyma.... |
|
| anticline | jeol bir eksenden zıt yönlere giden tabakaların bükülmesi veya kemeri yukaç anticli nal yukaça ait |
|