| English | Türkçe |
| pussyfoot | f., i. kedi gibi sessizce yürümek; kendi fikrini belirtmemek; i. fikrini belirtmeyen kimse.... |
|
| copy | (i). kopya, suret, nüsha, numune, örnek; müsvedde; asıl; (gazet). metin, yazı. copybook (i). yazı defteri, not defteri.... |
|
| mrs | i. Bayan (evli kadının soyadından önce kullanılır) .... |
|
| tickle | f., i. gıcıklamak, gıdıklamak; k.dili. eğlendirmek, memnun etmek; hafif hafif dokunmak; gıdıklanmak; i. gıdıklama, ... |
|
| particularize | f. ayrı ayrı söylemek veya göz önünde bulundurmak; ayrıntıları ile anlatmak, isim zikretmek, şahıslar üzerinde durmak. ... |
|
| waylay | f. yolunu kesmek; pusuya yatmak.... |
|
| unused | s. kullanllmamlş. unused to -e alışok olmayan.... |
|
| faucet | (i). musluk.... |
|
| quartersaw | f. (bir kütüğü) uzunlamasına dörde biçmek.... |
|
| proximal | anat yakınsal uzvun bağlanma noktasına yakın |
|