 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | barmy | (s). mayalı, köpüklü; ing., (argo) havai, boş kafalı.... |
| | dress | (f)., (i). giydirmek; düzenlemek, tanzim etmek, süslemek; (ask). bir hizaya getirmek, sıraya sokmak; tedavi etmek (y... |
| | inhibition | i. tutan şey, bırakmayan özellik; yasak, memnuiyet; psik. etrafın tesiri ile hareketlerdeki çekingenlik.... |
| | can | (f). (could) (-ebil-)., yapmak imkânı (nda) olmak: Can you do thiswork ? Bu işi yapabilir misin? I couldn't find my tie.... |
| | conservative | (s)., (i). tutucu, muhafazakâr; ıIımlı, mutedil; (i). tutucu kimse; koruyucu madde. Conservative (i). (ingilterede) M... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|