| English | Türkçe | | gird | f. (-ed veya girt) kuşak sarmak; kayışla bağlamak, sarmak, çevrelemek; kuşatmak, ihata etmek; giydirmek; hazırlamak, t... |
| | latin quarter | Paris'te talebe ve ressamların oturdukları semt.... |
| | mgr | kıs. Manager, Monseigneur.... |
| | silvan | bak. sylvan.... |
| | recess | (i.), (f.) girinti, oyuk, (gen.) (çoğ.) gizli yer, iç taraf; (f.) girinti yapmak, oymak; ara vermek.... |
| | landed | (s.) arazisi olan, arazi sahibi; araziden ibaret. land property gayri menkul mülk, arazi.... |
| | ripproof | s. yırtılmaz, dikişleri sökülmez.... |
| | disinherit | (f). mirastan mahrum etmek, reddetmek. disinheritance (i). mirastan mahrumiyet.... |
| | pain | i ağrı, acı, sel; dert, keder, elem, ıstırap, azap; çoğ. özen, ihtimam, itina, zahmet meşakkat; çoğ. doğum sancıları. o... |
| | graveclothes | kefen |
|
|