| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | midtown | i. şehir merkezi.... |
| | healall | (i.) her derde deva .... |
| | telecast | f. (-cast veya -ed) i. televizyonla yaymak; i. televizyon yayını .... |
| | pitchy | s. zift gibi; karanlık, kasvetli, kara. pitchiness i. ziftli oluş; karanlık.... |
| | profuse | s. çok, bol; müsrif; cömert; verimli. profusely z. bol bol. profuseness, profusion i. bolluk; müsriflik.... |
| | betenoire | Fr. nefret edilen veya korku veren kimse, şey veya iş.... |
| | dark | (i). karanllk, zulmet; akşam, hava kararması; koyu renk, gölge; muğlaklık, cehalet. dark of the moon gece olup da ayın ... |
| | enkindle | f. tutuşturmak, alevlendirmek, yakmak.... |
| | baboosh | pabuç... |
| | improper | uygunsuz münasebetsiz yolsuz yanlış yakışık almayan yakışıksız çirkin improperfraction mat payı paydasından büyuk olan kesir improperly uygunsuz bir şekilde yanlış olarak |
|
|
|
|