| Son aradıklarım / My last searchs |
|
|
|
| English | Türkçe | | peculiar | s., i. mahsus, hususi; acayip, garip, tuhaf, alışılmamış; i. acayip insan, garip huy ve davranışlan olan kişi. peculi... |
| | affluence | (i). bolluk, refah, servet; (-e) doğru akış (kan),affluent (s). bol akan; bol, mebzul; zengin.... |
| | grewsome | (bak.) gruesome.... |
| | instar | f. (-red, -ring) yıldızlarla donatmak; yıldız gibi yapmak.... |
| | rage | i., f. şiddetli öfke, gazap, hiddet, köpürme; coşku, heyecan; moda, çok rağbet gören sey; f. çok öfkelenmek, hiddetlenm... |
| | earthly | (s). dünyaya ait, dünyevî; imkân dahilinde, (k.dili) akla yatkın. of no earthly use hiç bir faydası olmayan, beş para ... |
| | common | (s).genel, yaygın, umumi, umuma ait; ortak, müşterek; evrensel; adi, bayağı, kaba; alışılmış, mutat. common carrier para... |
| | cony | (i). tavşan; tavşan kürkü; adatavşanı.... |
| | aftersails | (i). kıç direk yelkenleri.... |
| | joint | bitiştirmek eklemek raptetmek ek veya oynak yeri yapmak oynak yerlerinden ayırmak et |
|
|
| Türkçe | English | | intermezzo | Most often describes an instrumental piece played in the middle of an opera Can also describe a short piano piece, or a ... |
| | edinmek | acquire. gain. obtain. procure. to obtain. to acquire. to gain. to get. to contract.... |
| | broş | brooch. pin.... |
| | başarısız | abortive. fruitless. unsuccessful.... |
| | pir | Successor to the founder of a Sufi order or of a local subdivision of an order; in the Sufi tradition, a religious man c... |
| | kabiliyetli | intelligent. capable. talented. gifted. skillful.... |
| | nail | Same as stick.... |
| | bitter | A substance that stimulates secretion of digestive juices and encourages appetite.... |
| | post | To assign to a station; to set; to place; as, to post a sentinel.... |
| | uluma | bay howl howling |
|
|
|