| English | Türkçe | | fluoroscope | (i). floroskop.... |
| | ransack | (f.) iyice araştırmak, yoklamak; yağma etmek, soymak.... |
| | violence | i. zor, cebir, şiddet; tecavüz, zorlama; zorbalık; bozma; ırza tecavüz. do violence to zorlamak, tahrif etmek. resort t... |
| | scone | i. bir çeşit küçük ekmek; (İskoç.) yulaf ezmesinden yapılan gözleme.... |
| | modicum | i. az miktar, nebze.... |
| | selfpity | i. kendini zavallı hissetme, kendi kendine aclma.... |
| | harken | (f.) eski dinlemek, dikkatini vermek .... |
| | tumbling | i. cambazlık; taklak; güvercinin uçarken taklak atması. tumbling barrel, tumbling box parlatmaya mahsus döner varil.... |
| | tincture | i., f. hafif renk; ecza. mahlul, ruh, ispirto eriyiği; başka şeye katılmış cüzi şey; f. hafif renk vermek; içine katmak... |
| | gelignite | gelignit jelatinli dinamit |
|
|