 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | spode | i. iyi cins ingiliz porseleni.... |
| | pregnant | s. gebe, hamile; fikirlerle dolu, semereli; manalı, dolgun. pregnancy i. gebelik. extrauterine pregnancy karın gebeli... |
| | minus | (edat) eksi,çıkarsa. He is minus his hat şapkası yok şapkasızdır. Three minus one equals two üçten bir çıkarsa iki ka... |
| | sprint | f., i. tabana kuvvet koşmak; i. en büyük hızla yapılan kısa mesafeli koşu. sprinter i. kısa mesafe koşucusu.... |
| | cannon | (i)., (f), top; (mak). bir şaft üzerinde serbestçe hareket eden (mil); bilardo oyununda karambol; koşum takımında bir çe... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | bir | one. single. some. one. single. mono-. uni-. un.... |
| | kelime hazinesi | thesaurus.... |
| | boza | boza.... |
| | beylik | hackneyed.... |
| | balıkçı | fisherman. fishmonger. fisher.... |
|
|
|
 |
|
 |
|