| English | Türkçe |
| cuckoo | (i)., (s). guguk kuşu; bu kuşun ötüşü; (s)., (A.B.D)., argo budala, kaçık, deli. cuckoo clock guguklu saat.... |
|
| stoneblind | s. tamamıyla kor.... |
|
| albescent | (s). beyazlaşan; akçıl, beyaza çalan.... |
|
| alkanet | (i). sığırdili; havacıva, (bot). Alkanna tinctoria; kızıllık otu, öküzdili, (bot). Anchusa officinalis mountain alka... |
|
| hydrostatics | i. hidrostatik, makina ilminin sıvıların dengesinden ve basıncından bahseden dalı.... |
|
| aujus | (Fr). kendi suyuyla, kendi sosuyla.... |
|
| curtsy | (i)., (f). reverans, eğilerek ve dizleri biraz bükerek selâmlama (kadın); (f). reverans yapmak. make a curtsy reverans y... |
|
| pouncet box | kapağı delikli bir cins parfüm kutusu.... |
|
| ice | i., f. buz; dondurma; meyvalı dondurma; buza benzer şey; pasta üstü için krema; argo pırlanta; f. dondurmak; içine buz k... |
|
| toot | boru çalmak boru gibi ses çıkarmak boru sesi düdük sesi argo içki alemi |
|