| English | Türkçe | | syngamy | i., biyol. erkek ve dişi hücrelerin birleşmesi.... |
| | drawstring | (i). bir torbanın ağzını büzerek kapamakta kullanılan ip.... |
| | gown | (i.), (f.) kadın elbisesi, özellikle gecelik; robdosambr; avukat veya profesör cüppesi, resmi elbise, biniş; (f.) elbi... |
| | tuppence | i., İng., k.dili. iki penilik sikke; hiç, beş para.... |
| | chill | (f). üşümek, ürpermek; (mad). donmak, sertleşmek; üşütmek; soğutmak (şarap); ümidini kırmak. chillingly (i). üşütücü ... |
| | pervious | s. geçiş imkânı veren, nüfuz edilebilir. perviousness i. geçiş imkânı verme, nüfuz edilebilme.... |
| | everlasting | (s.), (i.) ebedi, ölümsüz, daimi, sonsuz; sürekli, devamlı; fazla uzun süren, sıkıcı; dayanıklı; kuruyunca şekli vereng... |
| | appellant | (i)., (huk). davayı daha yüksek bir mahkemeye temyiz eden kimse, davanın yeniden görülmesini talep eden taraf.... |
| | eloq | (f)., (-ged, -ging) tıkamak, tıkanmak; köstek vurmak; engel olmak, mani olmak; sıkmak; engellenmek, mani olunmak; pıhtıl... |
| | binate | bot çift halinde bulunan |
|
|