| English | Türkçe |
| cockle | (i). tarak; midye ve istiridyeye benzer eti yenir bir deniz hayvanı, (zool). Cardium edule; bu hayvanın kabuğu; küçük ha... |
|
| detriment | (i). zarar, ziyan, hasar. detrimen'tal (s). zarar veren, zararlı, muzır.... |
|
| protasis | i. (çoğ. -ses) gram. şart cümlesinin şart kısmı; klasik tiyatroda piyesin konusunu anlatan önsöz.... |
|
| cay | (i). yassı ve kumluk kıyı adası.... |
|
| famish | (f). aç kalmak, açlıktan ölmek; açlıktan öldürmek; aç bırakmak.... |
|
| relapse | f., i. yeniden nüksetmek, tekrar fenalaşmak; tekrar kötü yola sapmak, yeniden dalalete veya günaha sapmak; i. nüksetm... |
|
| taxation | i. vergilendirme; vergi; mahkeme masrafı.... |
|
| coexist | (f). bir arada var olmak. coexistence (i). bir arada var oluş.... |
|
| pertussis | i., tıb. boğmaca.... |
|
| to | edat doğru yönüne doğru tarafına ile kadar değin derecesine kadar dair nazaran nispetle göre hakkında için mak mek mastar edatı |
|