| English | Türkçe |
| sinner | i. günahkâr kimse.... |
|
| bezoar | i. geviş getiren hayvanların mide ve bağırsaklarında meydana gelen ve eskiden panzehir olarak kullanılan taş; (eski) pan... |
|
| ticklish | s. çok gıdıklanır; nazik, korkulur, tehlikeli. ticklishly s. nazikçe. ticklishness i. gıdıklanma; naziklik.... |
|
| raise | f kaldırmak, yükseltmek; ayağa kaldırmak; öldükten sonra tekrar diriltmek; bina etmek, inşa etmek; toplamak (para); b... |
|
| forwards | (z). ileri doğru, ileri, doğru. backwards and forwards ileri geri. bring forward göz önüne koymak, dikkati çekmek; nak... |
|
| anyone | (zam). herhangi bir kimse.... |
|
| carroty | (s). havuç renginde; kırmızı saçlı, kızıl saçlı.... |
|
| wartweed | i. sarı sütleğen, bot. Euphorbia helioscopia.... |
|
| sucker | i., f. emen şey veya kimse; meme emen çocuk veya hayvan; sazana benzer tatlı su balığı; zool. emici uzuv; tulumba pis... |
|
| cottonseed | çiğit cottonseed oil pamuk yağı |
|