| English | Türkçe | | dissyllable | (i). iki heceli kelime.... |
| | boon | i. nimet, lütuf, iyilik.... |
| | nutrient | (s.), (i.) besleyici, besinli; gıdalı; (i.) gıda, besin.... |
| | sinister | s. uğursuz, meşum; netameli; bozuk, kötü, fesat; kötülük saçan; nad. sol; hane. kalkanın solundaki. a sinister design ... |
| | unfasten | f. çözmek, gevşetmek, açmak; çözülmek, gevşemek.... |
| | dianetics | (i). doğum öncesi meydana geldiği farz olunan ruh hastalılıklarını teşhis ve tedavi sistemi.... |
| | ay, aye | (z).,şiir hep, daima. for aye ilelebet.... |
| | fortieth | (s)., (i). kırkıncı; (i). kırkta bir.... |
| | truncate | f., s.ucunu veya tepesini kesmek; s. tepesi kesik; bot. tepesi kesik gibi (yaprak), güdük. truncated s. kesik yassı. tru... |
| | browbeat | sert bakış veya sözlerle gözünü korkutmak yıldırmak |
|
|