 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | ravish | (f.) esritmek, çok sevindirmek; ırzına tecavüz etmek; eski zorla kapıp götürmek, gasp etmek. ravishment (i.) esrime, k... |
| | ster | (sonek) - ci, âdet veya meslek sahibi olan: songster, trickster; olan: youngster; ile ilgili: roadster.... |
| | life | i. (çoğ. lives) hayat, ömür, canlılık; can, canlı şey; yaşama tarzı; zevk, sefa, cümbüş; dayanma müddeti; biyografi; h... |
| | burly | s. iriyarı, kocaman, sağlam yapılı; palavracı.... |
| | coventry | (i). ingiltere'de bir şehir. send to Coventry (ing). arkadaşlık ilişkilerini kesmek, yüzüne bakmamak.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
|