 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | diptych | (i). eskiden kullanılan birbirine menteşelenmiş iki yapraktan ibaret tablet; kitap gibi kapanan iki levhalı resim.... |
| | protomorphic | s., biyol. ilkel bir yapısı veya karakteri olan. pro'tomorph i. en ilkel veya en basit biçim veya yapı.... |
| | orthodox | s. doktrini sağlam; . dinsel inançlarına sadık; doğru, tam, uygun; b.h. Ortodoks kilisesine mensup; yürürlükteki usule... |
| | cosignatory | (s)., (i). birlikte imzalayan; (i) . müşterek imza atanlardan biri.... |
| | rotation | i. çark gibi dönme, eksen üzerinde devretme, deveran; sıra ile farklı ekinler ekme; devir sıra ile gelme.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | eşitsizlik | inequality. disparity. imparity. unevenness.... |
| | kaynaklanmak | be based on. originate. start. have it's source in. take it's source from. arise. derive. be derived from. root in. spri... |
| | düzenbaz | deceitful. tricky. left-handed. crafty. cross. designing. gadgety. intriguing. pettifogging. roguish. serpentine. tricks... |
| | trençkot | trenchcoat. trench coat. raincoat.... |
| | yakın dost | near friend.... |
|
|
|
 |
|
 |
|