 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | lovelorn | s. sevgilisi tarafından bırakılmış, terkedilmiş; aşk hicranı çeken.... |
| | unauthorized | s. yetkisiz; resmi olmayan.... |
| | stay | f. durmak; kalmak; geçici olarak ikamet etmek; beklemek; durdurmak, alıkoymak, bırakmamak, salıvermemek; yaptırmamak, m... |
| | fusil | i, ask bir çeşit eski tufek... |
| | resorcin , resorcinol | i., kim. reçineden alınıp boya veya ilâç imalinde kullanılan billursu bir bileşim.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | rampa | ramp. access ramp. gradient. upgrade. loading ramp. loading platform.... |
| | heyecan | excitement. emotion. sensation. enthusiasm. ardor. ardour. agitation. affect. fever. the shivers. tension. thrill. stir.... |
| | çok | much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. co... |
| | su terazisi | water gauge. spirit level.... |
| | teşhirci | exhibitionist.... |
|
|
|
 |
|
 |
|