| English | Türkçe | | crease | (i)., (f). kırma, pli, pasta, kat; çizgi, buruşuk; ütü çizgisi, kat yeri; (f). kırma yapmak; buruşturmak; katlanmak,... |
| | logarithm | mat. logaritma. logarith'mic(al) s. logaritmaya ait. logarith'mically z. logaritma usulü ile.... |
| | frond | (i). eğreltiotu yaprağı; hurma yaprağı; bileşik yaprak.... |
| | biographer | i. hayat hikâyeleri yazan kimse, biyografi yazarı.... |
| | telephoto | i., telephoto. lens dürbün gibi fotoğrafı büyüten mercek.... |
| | protract | f. uzatmak; küçük ölçekle kopyasını veya planını yapmak; anat., zool. öne doğru çıkmak, dışarıya uzatmak. protraction ... |
| | primeval | s. ilksel, ilkel.... |
| | nonce | (i.) simdiki zaman. for the nonce şimdilik. nonce word yalnız bir olay dolayısıyle icat edilmiş kelime.... |
| | superintend | f. bakmak, nezaret etmek, yönetmek, idare etmek, kontrol etmek. superintendence i. bakma, yönetme, yönetim. superinten... |
| | patrician | asilzadelere ait asilzade eski Roma'da soylular sınıfına mensup kişi |
|
|