 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | cat | kıs. catalogue, catechism.... |
| | clink | (f)., (i). tıkırdamak, şangırdamak, tıkırdatmak, şangırdatmak; (i). tıkırtı, şangırtı; ritmik bir ses; bazı kuşlann ha... |
| | leprechaun | i. İrlanda hikayelerinde adı geçen büyük hazineye sahip ve kısa boylu ayakkabıcı cin.... |
| | pursuit | i. kovalama, takip, arama, peşinden koşma; meşguliyet, iş; elde etmeye uğraşma. pursuit plane ask. avcı uçağı.... |
| | whang | i., f. sırım; (İskoç.) büyük dilim; f. kırbaçlamak; (İskoç.) fırlatmak; (İskoç.) dilimlemek.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | etamin | coarse muslin.... |
| | hükümdarlık | monarchism.... |
| | özendirmek | prod. stimulate. tempt.... |
| | boyacı | dyer. housepainter. dealer in paints. shoeshine boy.... |
| | sevindirmek | delight. gladden. gratify. please. satisfy. to please. to delight. to gladden. to gratify. to satisfy. to warm the cockl... |
|
|
|
 |
|
 |
|