 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | epigraph | (i.) kitabe; bir kitap veya bahsin özünü belirtmek için başına konan kısa yazı. epigraph'ic (s.) kitabelere ait epigraph... |
| | trace | i. arabanın koşum kayışı; mak. hareket aktarmak için iki parçayı birleştirip işleten çubuk. kick over the traces gemi ... |
| | folio | (i). (çoğ -os), (s). kitap yaprağı, varak; ikiye katlanmış kâğıt tabakası; ikiye bükülmüş yapraklardan meydana gelen k... |
| | coetaneous | (s). yaşıt, akran; muasır, çağdaş.... |
| | orography | i. doğal coğrafyanın dağlarla ilgili dalı. orograph'ic(al) s. dağ şekilleriyle ilgili.... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | pelerin | cape. cloak.... |
| | esnaf | tradesman. tradespeople. artisan. artificer.... |
| | park | A tract of ground kept in its natural state, about or adjacent to a residence, as for the preservation of game, for walk... |
| | sakız ağacı | gum.... |
| | teklifsizlik | informality.... |
|
|
|
 |
|
 |
|