 |
|
 |
| |
| İngilizce | Türkçe | | senseless | s. duygusuz, hissiz, donuk; akılsız; saçma, anlamsız, manasız; baygın. senselessly z. manasızca, anlamsız olarak. sens... |
| | summacum laude | Lat. iftihar derecesi ile verilen (diploma).... |
| | hold | (i). gemi ambarı; geminin iç tarafı.... |
| | insupportable | s. tahammül edilemez, çekilmez, dayanılmaz; haksız. insupportably z. dayanılmaz bir şekilde.... |
| | probation | i., huk. hafif bir suçtan dolayı gözaltına alınma; (memuru) deneme süresi; gözaltı; kanıtlama; huk. vasiyetnamenin ona... |
|
|
|
 |
|
 |
|
|
 |
|
 |
| |
| Türkçe | İngilizce | | koka | coca shrub.... |
| | bahsetmek | to mention. to discuss. to talk about. allude. cite. deal with. speak. touch. treat of.... |
| | ara | interim. recessional. interlocutory. intermediary. intermediate. mediate. space. gap. distance. break. breather. discont... |
| | teslimiyet | submission. resignation.... |
| | kesinleşmek | to become definite. to become final. become final / valid. jell.... |
|
|
|
 |
|
 |
|